içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

TARIMI DA TURİZMİ DE KURTARMAK BİZİM ELİMİZDE

 

Salgın yüzünden ülkemizde ve dünyada yeni bir yaşam şekli kurulmaya çalışılırken biz insanlara ve idarecilere de çok görevler düşüyor. Hepimiz inanıyoruz ki bu salgın elbette bir gün son bulacak. Ama normal hayatımıza geri dönebilir miyiz, yoksa yeni bir yaşam biçimi mi edinmemiz gerekiyor. İşte orası tartışılır. Yaşayan o süreci görecek. Oturup o günün gelmesini de bekleyemeyiz. 

Hükümetimiz, alınacak ve uygulanacak tedbirleri yerel idarecilerimize bıraktı. O yüzden hem idarecilere hem de sektör temsilcilerine çok iş düşüyor. Alınan tedbirlere uyulması için idarecilerimizin ve bilhassa sektör temsilcilerinin halkımız üzerinde ciddi baskılar kurması lazım. Yanlış anlaşılmasın, taşlı sopalı birbirimize girelim demiyorum. Mesela restoran sahipleri, bakkal, market sahipleri, komşusuna, akrabasına, arkadaşlar alınan kararlara uyun, yoksa biz bakkallar, restoranlar veya diğer iş yerlerimizi açamıyoruz. Uyun şu kurallara da bir an önce normal’e dönelim diye sürekli telkinde bulunmaları gerekiyor. 

Günlük vakalar en az seviyeye inince de Kaymakamlarımız ilçe hıfsızsıhha kuruluyla birlikte kontrollü bir şekilde iş yerlerimizi mümkün olduğu kadar uzun süre açık tutmaları gerekir.

Bakın turizm sektörü çok ciddi yaralar aldı. Eğer bu yazda turizm olmazsa o güzelim tesisler ya çürüyecek, ya da el değiştirecek. İnsanlarımız ekmek kapılarını kayıp edecek. 

Aynı şekilde geçen Mart ayından sonra gıda temini açısından stratejik bir sektör halinegelen tarım sektörü de bu sezon çok ciddi sıkıntılar yaşıyor. Dönüm başına cirolar (toplamgelir) Mart ayı gelmesine rağmen 15 Bin’i aştı aşmadı. Bu yıl, örtü altı sebze üretiminde dönüm başı cironun 40 Bin’i aşması gerekiyor. Çünkü üretim maliyetlerini topladığınız zaman sebze türlerine göre 40 Bin ile 43 Bin arasında değişiyor. 

Evlerimize hapis olursak kim tüketecek bu sebzeyi. Bu yüzden salgının daha salgınlaşmaması için elimizden gelen tedbirleri uygulayacağız. 

Hep tedbir, tedbir diyoruz da nedir bu tedbirler. Tedbirleri anlatan onlarca madde var. Biz sadece iki veya daha fazla kişi karşılıklı konuşurken kesinlikle maske taksak. Temastan kaçınsak.

Kapalı alanda 3 veya 5 kişiden fazla bir arada oturmasak. Hasta ziyareti ve taziyelerimizi aileden bir kişi değilse telefonla yapsak. Ellerimizi sık sık yıkasak veya dezenfekte etsek yeterlidir. Bu, 4 maddeye uysak bile vaka sayıları 100 Bin kişi de en az 20 kişiye inecektir. İlçemizin, ilimizin ve ülkemizin kurtuluşu açısından bu 4 maddeye uymayı hadi bir deneyelim. Ne olur. Ne kaybederiz. 

Bunları yaparsak kazanırız. Bunları yaparsak turizmi de tarımı da kurtarırız.

YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum