içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

ŞEHİRDEN DOĞAYA GÖÇE FARKLI BİR BAKIŞ


“İngiliz taksi şoförü gelip Fethiye’de villa alabiliyor diye imreniyoruz, aslında Türk insanının bütçesine göre de Dünya’da muhteşem yerler ve fırsatlar var. Yurtdışı yalnızca çok gelişmiş ve pahalı ülkelerden ibaret değil. Biraz geniş düşünmek lazım. Göçmen ya da insan muamelesi görmek bize kalmış… Ege ve Akdeniz’de pandemi sürecinde gayrimenkul tavan yapmış durumda. Hadi paranız yetti taşındınız, nasıl geçineceksiniz kasabada, köyde? İşte bu önemli bilgiyi internette pek kimse paylaşmaz..."

TROPİKLERDE İŞ KURMAK

“İngiliz taksi şoförü gelip Fethiye’de villa alabiliyor diye imreniyoruz, aslında Türk insanının bütçesine göre de Dünya’da muhteşem yerler ve fırsatlar var. Yurtdışı yalnızca çok gelişmiş ve çok pahalı ülkelerden ibaret değil. Biraz geniş düşünmek lazım. Göçmen ya da insan muamelesi görmek bize kalmış…

Ege ve Akdeniz’de pandemi sürecinde gayrimenkul (tarla/zeytinlik dahil) tavan yapmış durumda. Hadi paranız yetti taşındınız, nasıl geçineceksiniz kasabada, köyde? İşte bu bilgiyi internette kimse paylaşmaz… ”

Az riskli yatırımlar getirisi madden ve manen az olanlardır. Beyaz yakalı işimi bırakıp Muğla’nın bir köyüne yerleşeyim diyenler geç mi kaldı? Şişen tarla, çiftlik, zeytinlik fiyatları, pandeminin etkisi geçince ne olur bilemeyiz.

Eşiniz dostunuz mutlaka vardır, son yıllarda alıştığı hayatı geride bırakıp şehirden köye göçen... Hayal etmeyi bırakıp harekete geçen çiftler ve çocuklu aileler şehirdeki hayatlarını geride bırakıp doğa içinde temiz bir sayfa açıyor, tiny houselara taşınıyor, et süt yumurta için hayvanını alıyor, meyve, sebze bahçeden...  Doğaya dönmek ve oksijeni bol, rekabet ve stresi az bir yaşam sürmek için Türkiye’nin hemen her tarafına dağılmış durumdayız. Karadeniz ve İç Anadolu’da dedesinin köyüne dönüp sahip çıkanların yanında, ılıman iklim arayanlar çoğunlukta. Özellikle Muğla, pandemi sürecinde en fazla göç alan ve ev/arsa fiyatlarının yanına yaklaşılmayacak seviyelere geldiği illerden.

Sosyal medyada görüyoruz, yapanlar çekip koyuyor köy hayatı çiftlik hayatı öyle kolay değil. İş zaten yok, şehirdeki hayatınızda uluslararası şirkette departman yöneticisi olabilirsiniz ama Ege’nin kasabasında markette kasiyerlik bile vermezler. Diyelim birikiminizle biraz daha oturmuş bir yeri hedeflediniz, örneğin Kaş. Kiralar İstanbul’dan yüksek, iş yok güç yok, turizm açılsa da sezon zaten 3 ay. Ellerini ovuşturarak orada sizin birikimlerinizi bırakmanızı ve “yapamadım” diye geldiğiniz yere dönmenizi bekleyen bir kitle var, hatta bunu iş edinmişler.

Peki ne yapacağız? Herkes çok hızlı hareket etti sona kalan dona mı kaldı? Fiyatlar uçtu gitti, hiperenflasyon yolda, dün biraz birikiminiz vardı Ege’ye Çanakkale’ye taşınacaktınız ama bugün 300 m2 bahçe alamıyorsunuz. Alternatif var mı? Ne yapılabilir? Detaylar için okumaya devam edin.

Artık insanımız da fark ediyor ki, nasıl İngiliz düz memur ya da taksi şoförü gelip Fethiye’den villa alabiliyorsa, bizler için de uygun ülkeler mevcut. Yurtdışı yalnızca çok gelişmiş ve çok pahalı ülkelerden ibaret değil. Yurtdışına göçün ülke içi şehir değiştirmekten bir tık farklı bir psikoloji gerektirdiği doğru fakat hayatınıza kattığı değer çok yüksek olacaksa, Antalya da Jakarta da tek uçak…  

Şimdi size bir hikaye anlatacağım, tüm karakter ve anlatılanların bire bir gerçek olduğu bir hikaye… Endonezya’daki meşhur Bali adasına alıcı gözüyle gidişim ve geçtiğim aşamaları burada aynen paylaşıyorum;

1. “Buralar keşfedileli çok olmuş, büyük şirketler tesis ve ağlarını kurmuş, mafyalaşma, rüşvet rahatsızlık verici seviyede. Burası bana olmaz ama keşfedilmemiş daha güzel bir yer mutlaka vardır.”

2. “1 saat mesafede Maldivler tadında adalar varmış, gidip bakmak lazım. “

3. Baliye deniz otobüsüyle 1 saat mesafedeki Gili Air adasına geliyorum, ilk hafta gözlemleyip ikinci hafta beş yıllık kira anlaşması yapıyorum. Şirin, küçük bir restoranım oluyor ve işletmecilik yapmaya başlıyorum. Ada önceleri ilkel ama her şey çok hızlı ilerliyor, önce elektrik sonra su geliyor, yollar yapılıyor, internet, turizm, iki yıl içinde Dünya’nın 1 numaralı Travel dergisi Conde Nast’a kapak oluyor. Hem istediğim gibi bir yerde doğa ve sevecen insanlar içinde yaşıyorum hem de işyerim beklentimin üstünde çalışıyor.

“Beş yıl önce bitcoin alsaymışız” diyen arkadaşlarıma gülüp geçiyorum çünkü bir sonraki bitcoin aslında hep gözümüzün önünde duruyor. Bitcoin’in peşinden koşturup en tepeden almak da var, Muğla’nın tarlasına 3 milyon bırakmak da.

Peki ya sizin beğendiğiniz kendinizi huzurlu hissettiğiniz bir yer halen değerinin altında ise… İşte hayat o zaman başlıyor dostlar, herkes hayatında en az bir kere “ben geldiğimde buralar hep dutluktu” diyebilmeli. Bunu diyebilmek için de kendinize ve hislerinize güvenmeniz ve tabii ki dozunda riskinizi almanız gerekiyor.

Cennetmiş diye duyup gittiğim Bali asla öyle dışarıdan göründüğü gibi bir yer çıkmadı, hele de orada küçük çapta kendinize ve ailenize yetecek kadar bir işletme açacaksanız hemen her sektör büyük şirketlerin elinde ve iş yapmak, geçim sağlamak için zor bir yer.

Burada vermek istediğim mesaj şu; Bali beklediğim gibi çıkmadı diye gerisin geriye dönmedim. Gitmişken araştırmamı yaptım ve yerimi buldum. Benim yaşam ve gelir kalitemi en üst seviyede tutmak amacıyla seçtiğim yer olan Gili Air adası deniz ve güneşi sevenleri yataktan her sabah mutlu uyandıran tam bir tropik cennet.

GENİŞ DÜŞÜNÜN

Gerçek şu ki, Muğla’da üstüne bir şey kuramayacağınız bir zeytinlik ya da Kaş’ta butik dükkan devralmak ciddi paralara mal olup sonu hazin biterken, hem Türklerin hem de Dünyanın turistler dışında henüz pek de keşfetmemiş olduğu Gili Air’de hem yatırım maliyeti uygun, hem hayat kalitesi ve kendinize/ailenize ayırabildiğiniz zaman fazla ve hem de küçük işletmeler hayatlarını gayet rahat idame ettiriyor.

THY biliyorsunuz Dünya’nın en fazla noktasına uçan havayolu. İstanbul-Bali direkt uçuşu olduğu gibi İstanbul-Jakarta ve İstanbul-Kuala Lumpur direkt uçuşları da var. Biniyorsunuz, iniyorsunuz Istanbul-Frankfurt gibi, en büyük fark uçakta ve indiğiniz ülkede Türk olmaması (Türklere turist vizesi de yok, çalışma izni için ise her memleketten insanın gördüğü muamele aynı).

İLK GELEN AVANTAJI

Gili Air adasını başkalarından önce keşfetmiş olabilirim ama size temin ederim bir kaç yıl önce değil şu anda yerleşmeyi tercih ederdim.

Neden mi?

Burası ileride tutar mı? Bu riski ben aldım, şu an önü çok açık.

Birkaç yıl önce arsa/dükkan fiyatları şimdikine göre daha uygundu ancak unutmayın çoğu zaman ucuza alan pahalı alır. Gili adalarının o zamanki (benim gidişim 2013) altyapı ve gelişmişlik düzeyi ile bugün geldiği yer çok farklı. Şöyle ifade edeyim; birkaç yıl önce elektrik, yol, su, klima, çöp toplama hizmeti olmadığı gibi, ev kiralama ya da iş yapmak için beni yönlendirebilecek aynı deneyimleri yaşamış birileri de yoktu.

Şimdi adada kablosuz internetten vegan cafelere, yoga ve dalış merkezlerinden Montessori okuluna, kliniklere ve hatta havuzunuzun bakımını yapan işletmelere kadar çok dozunda bir ilerleme var. En güzeli de büyük otellerin ve motorlu taşıtların adaya girememesi ve adanın büyüleyici güzelliği ile doğasını her zaman koruyacak olması.

Anlayacağınız sıkıntılarını biz çektik ve bundan sonra yerleşmek isteyenler için mükemmel bir yer haline geldi. Şayet “gidip oraya bir Rixos ta ben kondurayım” diyorsanız avcunuzu yalarsınız çünkü büyük ve/veya oranın dokusunu bozabilecek işletmelere izin verilmiyor.

DÜNYA HARİKASI TROPİKLERE YERLEŞMENİN MALİYETİ

Gelelim hayat kalitesini istediği yönde şekillendirmek isteyenlerimizi en çok ilgilendiren konuya; yatırım, maliyet ve geçim…

Gili Air de Bali’nin popüler mahallelerinde olduğu gibi cironuzdan haraç kesmek için kapınıza dayananlar ya da evinize hırsız girme tehlikesi yoktur. Ada’da güvenlik yerli halkın teminatı altındadır ve ihtiyaç olmadığı için polis bulunmamaktadır.

Gideceğiniz yerde şayet benim gibi geçim kaynağına ihtiyacınız varsa, tropik bir adada geçiminizi nasıl sağlayacaksınız?

Bahsettiğim gibi son yıllarda Gili Air olumlu anlamda çok gelişti, iş kolları ise genelde turizme yönelik çünkü yıl boyunca Avustralya ve Avrupalılar başta olmak üzere akın akın turist geliyor. Dünya üzerinde sezonun 365 gün olduğu yegane turizm cennetlerinden. Kuru ve yağışlı olmak üzere yalnızca iki mevsim var ancak yağmurlar öyle Tayland ya da Filipinlerdeki gibi aylar süren muson yağmuru değil. Islak sezon Aralık-Mart arasında ve ara ara yağan yağmurun ardından hemen güneş açıyor.

Ben yaşamımı idame ettirecek bir gelire ihtiyaç duyduğumdan, çalışmayı sevdiğim için ve hem de her gün denizde kaplumbağa peşinde yüzmekten sıkılabilirim düşüncesiyle 5 yıllık kirasını peşin verip (genelde kiralamalar bu şekilde oluyor) küçük bir restoran açmıştım. O zamanlar adada yoga, spa salonları, SUP, fitness salonu gibi aktiviteler yoktu, şimdi vakit geçirecek çeşit çeşit alternatif var.

SATIN ALMA AVANTAJI

Şayet çalışmak istiyorsanız ya da zorundaysanız, 5-10 yıllık kira bedeli ile kendi yerinizi satın almanın maliyetinin aynı olduğunu söylemeliyim. Satın almak yatırım bakımından da mantıklı çünkü çok değerlenen bir bölge.

Hepinizin merak ettiği rakamlara geçecek olursak da tablo şu şekilde (rakamlar 2021 yılı için geçerlidir, 2023’te ikiye katlaması olası); 50-70 kişi kapasiteli cafe/restoran tarzı işletmeler yıllık 25-30 bin TL civarına kiraya verilmekte, deniz kenarında bu fiyat %20-30 artmaktadır. Ada’nın etrafı 4.5km olduğu için her yeri denize yakındır.

Şayet butik otelciliğe girmek istiyorsanız ortalama 10 bungalow dan oluşan mütevazi ve masrafsız bir butik otelin yıllık kirası ortalama 80 bin TL’den başlar, havuz, bar, restoran gibi tesisleri varsa artarak devam eder.

Bungalowlar geceliği 300TL ve ustu gelir getirir, doluluk oranı sezona ve internetten oda satma yetinize bağlıdır.

YABANCI İŞLETME SAHİBİ OLMAK

Yabancılar işletme kendilerine ait dahi olsa adi vasfındaki işleri yapamazlar (oda temizlemek, müşteriye hizmet vermek gibi) ve Endonezyalı çalışan bulundurma zorunluluğu vardır. Otel ve restoran personeline genelde asgari ücret uygulanmaktadır ve 2021 yılında bu bölge için belirlenen aylık asgari ücret 1 milyon 150 bin TL’dir.

Tapusu (arsa ve binası) size ait bir eviniz ve/veya işetmeniz olsun istiyorsanız, bu mümkün, önünüzde farklı hukuki seçenekler var.

Bahsettiğim gibi kira sözleşmeleri genelde 5 ve 10 yıllık yapılır ve para peşin ödenir.  Aslına bakarsanız Gili adalarında kiralama yapmak biraz da paranızın boşa gitmesi demek oluyor çünkü 5 yıllık kiraya vereceğiniz miktarla kendi yerinizi alabilir, bir gün ayrılmaya karar verirseniz kolayca satabilirsiniz.

Bunun yanında, kiraladığınız işletmenin yalnızca mülkünü kiraladığınızı bilmeniz gerekiyor, kendi şirketinizi kurmanız, vergi numarası ve işletme izinlerinizi almanız gerektiğini de belirtmeliyim.

Şirket kurmak bir defaya mahsus ancak masraflı bir işlemdir, aylarca süren bürokrasisi vardır. Alternatif olarak ikinci el sicili temiz bir şirketi beklemeden yarı fiyatına alabilirsiniz (ben şimdi gitsem o şekilde yapardım) çünkü orada birkaç sene iş yapıp sonra ülkesine dönen yabancılar oluyor.

Kurulu şirketiniz, çalışma izniniz ve gerekli tüm ruhsatlarınız olmadan bir işe kalkışmamanızı öneririm, ertesi gün sınır dışı edilirsiniz. Endonezyalılar dürüst olmayan ve kaçak çalışan yabancılara karşı çok hassastır nitekim yabancı yatırımcı kabul etmelerinin sebebi Endonezyalılara istihdam sağlamak.

HEM GÜZEL HEM AVANTAJLI BİR YER SEÇİN

İşletme kiraları Türkiye ile karşılaştırıldığında aslında öyle aman aman ucuz değil peki o zaman avantajı nerede? Bu sorunun cevabı cironuzda saklı… Yanlış anlaşılmasın, güzel yerde yaşayabilmem ve Gili Air de sahip olduğum yaşam kalitesi çok büyük avantaj ama geçimimi de sağlamam gerekiyor.

Kim ne derse desin, bağımsızlığa ve iyiliğe götüren bir araçtır para. Ben yine de o küçük işletmeyi açarken (şimdi bölgede çok bilinen bir marka) açıkçası bu kadar başarılı olacağını düşünmemiştim.

Gili Air adasında Dünya’nın çok az yerinde hakim olan mikro-iklim sayesinde turizm sezonu tam 365 gün, güneşli gün sayısı ise ortalama 321...! 1 saat ötede bulunan Bali’de bile bu iklim bulunmamaktadır.

Örneğin Türkiye’de turizm sezonu 3 ay iken Gili de 365 gün olması, yaptığınız yatırım sizin için her gün çalışıyor anlamına gelir.

İşletmeler özünde butik olsa da (konsept olarak Alaçatı gibi düşünün), iki aileyi geçindirecek kadar gelir getirmektedirler o nedenle 2 arkadaş ya da aile olarak da girilebilir diye düşünüyorum. Böylece işinizi arada diğer ortağa bırakıp keyfinize bakabilirsiniz. Yani Ege sahillerinde 1 yıllık kirayı 3 aylık sezon için ödüyorken Gili de 365 gün açıksınız.

Hem ucuz hem izin prosedürü sallapati bir ülke istiyorsanız sonunun iyi bitmeyeceğini bilin. Hukuki varlığınızı kanıtlayamadığınız bir yerde yatırıma girmek, rüşvetle iş döndürmek zorunda olmak emin olun huzur arayışınızın tam tersi şeyler.

Herkesin bahsettiği iş kurmanın çok kolay olduğu söylenen Kamboçya’daki Türk adası lakaplı Koh Rong’da parası bittikçe adaya inen askeriye helikopterleri ve talep ettikleri haraçlar, hukuk temelleri zayıf bir ülkede yabancı yatırımcının durumunu anlatan en iyi örneklerden biridir.

Gili Air adasına dönecek olursak, hazır yapılmış lüks bir villayı ortalama 5 yıllık kira bedeline satın alabilir, yılın birkaç ayını orada geçirip kalanında ise airbnb geliri elde edebilirsiniz, seçim sizin.

Bu noktada dikkat etmeniz gereken en önemli şey tapu durumudur. Örneğin Bali’de vitrinindeki satılık ilanlarının tamamına yakını İngilizcede “leasehold” olarak geçen devren kiralık statüsüdür yani “satılık” kelimesi aslında yanıltmadır ve orayı fahiş bir fiyata bir süreliğine kiralıyorsunuzdur. Nereye giderseniz gidin, bilmediğiniz sularda yüzmeden önce bir bilene danışın.

Arsa alıp inşaat işine girip girmemek ise size kalmış. Ben mecburen girmiştim çünkü hazırda yapılı satılık bir şey o zamanlar yoktu. Şimdi ise var ve size temin ederim hazırını alsanız daha ucuza gelir. Bir ada’ya inşaat malzemesi getirtmek ve sıcağın altında dörtte bir randıman çalışan işçilerle yarım sene uğraşmak yerine plajda buzlu çayınızı içer, masaj yaptırabilirsiniz.

Bütçeden tasarruf etmek için Java’dan eski özgün yapılar getirip Gili adasında dikmeyi deneyen arkadaşlar oldu, sonunda hepsinin de maalesef astarı yüzünden pahalıya geldi. Hazır bulursanız fiyatta anlaşıp satın almak insanın ömrüne ömür katıyor.

Yabancı turistler Bali’yi Hindu olduğu için öncelikli seyahat planlarına alırlar ancak Müslüman Gili adaları çok daha dürüst ve iyi insanlardan oluşur. Bayramda herkes tepsilerle birbirine yemek götürür, çocuklar büyüklerin elini öper. Bence bizim için çok uygun bir ortam kültürel olarak.

Son bir tüyo daha vereyim; Gili Air’de özellikle yemek sektöründe işletmecilik gerçekten çok huzurlu ve karlıdır çünkü rekabet yok. Bunun sebebi aynı tarz mutfaktan birden fazla olmaması. Bir tane Meksika (benim işletmem), bir İspanyol tapas restoranı, bir adet Hint yemekleri yapan yer var gibi düşünün ve daha da çok fırsat var (örneğin Türk ve Yunan mutfağı henüz yok, benden söylemesi). Balık restoranı ve pizza/hamburger bulunan mekanlar birden fazla tabii ancak mutfak olarak kimse gelip de ikinci köfteciyi açmıyor. Tatlı ve pastacılık alanına hakim arkadaşlar için de büyük fırsatlar var.

DEMOGRAFYA

Türk nüfusu merak edenleriniz olabilir, genelde soruluyor; birbirine çok yakın olan 3 Gili adasından Gili Meno’da yerleşik Türk vatandaşı bulunmamaktadır.

Nezih ve aile adası olarak ün salmış Gili Air’de ben de dahil 2, gece hayatı ekonomisi ile geçinen Gili Trawangan adasında ise yerleşik 5 Türk bulunmaktadır.

Gili adalarında yerleşik yaşayan nüfus yarı yarıya yerli ve yabancı diyebiliriz. Yabancılar ağırlıklı olarak Batılı ülkelerden gelmekte ve benim gibi kendi küçük işletmeleri ile geçinmekteler.

Gili adalarında yabancı olarak iş bulmak problemli çünkü maaşlar düşük, çalışma izni ise pahalı ve zor (küçük işletmeler için bu tür sponsorluk büyük bir yük). İşletmelerin böyle bir masrafın altına girecek gereksinimleri bulunmamaktadır.

MUĞLA YERİNE YURTDIŞI… NASIL BİR STRATEJİ İZLEMELİ?

Ayarlamaları önceden yapıp uçağa her şey hazır sizi bekliyorken binmek herhalde çoğumuzun tercihi. Hiç bilmediğiniz, gitmediğiniz bir yerde iş ve hayat kurma planları yapmak tuhaf gelebilir ancak mümkün ve bunu yapanlar çok.

Gili Air’de işletme sahibi bir çok arkadaşım daha önce hiç yurtdışına çıkmamışken internette gördükleri ilan üzerinden Gili’de yatırım yapmış ve gelip yerleşmişlerdir, gayet de memnunlar. Tabii ki gideceğiniz yeri iyi araştırmanızı gerekir.

İkinci seçenek ise yurtdışında belirlediğiniz bir bölgeyi gezip kendi yerinizi seçmek. Daha mantıklı görünse de daha maliyetli diye düşünüyorum çünkü haliyle Muğla’nın köylerini arabayla gezmeye benzemiyor. Aklınızdaki yaşam tarzı ve mutlu olacağınızı düşündüğünüz yeri bulana kadar yatırım için ayırdığınız bütçeyi eritebilir ve hatta yaban ellerde kazıklanabilirsiniz.

Türkiye’de de olduğu gibi kötü niyetle olmasa da her yerde “kuzenimin bir yeri var çok ucuza kiraya vermek istiyor” diyen oranın yerlisi kişilerle karşılaşabilirsiniz. Her ülkenin yasaları, tapu düzenlemeleri, yabancılarla ilgili kanunları farklıdır ve kelepir arsa, ev, dükkan size çok pahalıya mal olabilir.

Örneğin Endonezya’nın özellikle de turistik yerlerinde gayrimenkul kiralama ve alımını orada yaşayan yabancılardan öğrenerek ya da yabancı satıcı tercih ederek kendinizi garantiye alabilirsiniz. Bunun sebebi ise aynı büyüklükteki arsayı piyasa fiyatının yarısına satan köylünün satıştan sonra bile ailesinden herhangi birinin çıkagelip başınızı sonsuza kadar ağrıtabilmesi olasılığıdır. Tabii eğer tapu varsa ve/veya bankaya teminat olarak verilmemişse (yaygın bir uygulamadır).

“Başarılı girişimciler bilirler; profesyonel yardıma ve bir bilene danışmaya yapılan yatırım insan ömrünü uzatır ve genel algının tersine tasarruf amaçlıdır.”

Yeni ortamımızı bir bebek gibi baştan keşfederken mutlaka az ya da çok, öyle ya da böyle, iyi ya da kötü niyetli kişiler tarafından kandırılmak, anlamadığınız bir dilde bilmediğiniz bir hukuki sistemde kaybolmak ya da kaybolmamak bizim elimizde. Bu hem yurtiçi hem yurtdışı için geçerli.

Orada ilk zamanlarımdan bir günümü hatırlıyorum; işletme kontratım ile ilgili aynı soruyu beş farklı Notere sorup beş farklı cevap almış, üstüne Lombok ta bir dolu taksi parası verip bir tam günümü harcamış yine de bir sonuca varamamıştım.

Doğru insanları bulup yardım almak ömür uzatır. Endonezya Dünya’nın en tatlı insanlarının yaşadığı, müthiş doğası, benzersiz plajları ve zengin kuliner kültürüyle gerçekten de harikulade bir ülkedir ancak bürokrasisi bilmeyen için can sıkıcıdır. Basit bir bilginin doğrusuna ulaşmak bile bazen zor olabiliyor.

BİR BİLENE DANIŞIN

Şayet siz de yaşam kalitenizi artıracak makul yatırım fırsatları olan ve doğa içinde bir yer arayışında iseniz, gözünüz Toroslarda da olsa, yurtdışına da gitseniz orada büyük ihtimalle sizin gibi birileri vardır.

Yardım alın ve hatta yurtdışı söz konusu ise bu yardımı gitmeden almaya, ayarlamalarınızı yapmaya başlayın ki yerleştiğiniz yerde tek derdiniz insanlarla kaynaşmak ve gününüzü gün etmek olsun.

Gili Air adasında birçok işletme ve mal sahibinin kripto dostu olduğunu da ekleyelim, böylece son zamanlarda adaya yeni yerleşenlerin uluslararası para transfer ücretleri de ceplerine kalıyor.

Uzun lafın kısası geniş düşünmekte fayda var ve Dünya fırsatlarla dolu. Kararınızı verip ilk adımınızı attıktan sonra gerisi inanın daha keyifli.

Benim temel kriterlerim; Türkiye’den tek uçakla gidilebilen, uluslararası havalimanlarına ve büyük hastanelere yakın, doğal güzellikler içinde, cebimdeki parayla makul yatırım yapabileceğim ve getirisi ile yaşamımı idame ettirebileceğim bir yer olmasıydı. Bunların çok ötesini ve  sakinleri çok güleryüzlü olan bir yer buldum. Darısı başınıza...

Gili adalarına tam ya da yarı zamanlı yerleşmek, emlak, yatırım ve danışmanlık hizmetleri için buradan randevu alabilirsiniz: giliadalari@gmail.com

Sevgiyle kalın

YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum